Arkadasin evinin kapisindan girince, sasiriyorum gordugum manzara karsisinda...
Allah'im ev dokuluyo adeta! "Aaaa" diyor, icimdeki burnu buyuk ses! Amerika Amerika dedikleri, oturduklari yer burasi miymis?
Salonda 2 kanepe var. Birisi siyah. Dikis yerleri ayrilmis. Otekisi krem rengi. Turkiye de millet bu kanapelerin degil uzerine oturmak, simdilerde, yagmurun altina, bahcelerine bile koymazlar!
Kosede bi kitaplik var, her yeri cizik icinde.
Ev halifleks kapli, ama bayaa yipranmis. Camlarda perde yok zaten. Sey var, neydi Turkcesi kiz???
Sundan iste...

Evde hic uyum yok, hic! (Ne var ki uyum olsun diyorum icimden)
Aman Tanrim:) Burasi neresi, ben kimim, alo Adana cik aradan:)) diyorum.
Ve gozlerim, siyah kanepede oturan bayana takiliyo!!! Aaa diyorum, ben sizi taniyorum...nerden nerdeeen????
evet, ben sizi gormustum, vize almaya gittigimde, Amerikan konsoloslugunda:)
1 ay once, konsoloslukda, bu kiz benim onumdeydi. Benden once onume gecti diye gicik olmus, ve sonradan o vize alip da, ben alamayinca, kiskancimdan kudurmustum.
Yaninda da biri vardi. Belli ki, nisanlisi filandi. Gulucukler atiyolardi etrafa:)Ah dedim nisanlimi dusunup, sen beni buralara yalniz yolla, millet hic ayrilmasin birlikte gelsin, gozlerim kizin parmagindaki yuzuge takili:)
Ve sonra ogrenecektim ki, meger yaninda geldigi adam da, kocamin, Amerikada ki ev arkadaymis!!!
Vay anasini sayin seyirciler diyorum, dunya ne kadar da kucukmus. Sacma sapan bi tesaduf diyeceksiniz belki ama, daha sonra o kanepede oturan kiz, benim Amerika da ki, dert ortagim olacakti da, sizin haberiniz yoktu:)
1 hafta icinde, o sitede oturan, diger 3 arkadasin evine daha gidiyorum. Teftise degil canim, yogurt calmam gerekiyordu, tencereye ihtiyacim olmustu, onun icin:)
Genelde herkesin evi anlattigim gibiydi. Tabiri caizse, uyumsuz, perdesiz, oylesine yerlestirilmis esyalar...Hayir, para harcanmadan kurulmus bir ev de diyebilirim. Evde sadece, temel ihtiyac malzemeleri mevcut, evin ici, bicir bicir cocuk olsa da.
Ve herkesin, bir salonu, bir yatak odasi, bir de, icinde klozeti bulunan, kuvetli banyosu. Iste hepsi bu!
Alismadigimiz, gormedigimiz bir hayat tarzi degil mi? Turkiye'yle kiyaslayinca...
Ote yandan, kocalar doktora yapiyor okullarda. Bazilarinin hanimlari da baslamis bi sekilde. Evler daha cok, universitede yasanilan, ogrenci evleri gibi. No luks, no muks:)
Esime soruyorum, karnima kurt dusmus cunku. Bizim evimiz de mi boyle olacak diyorum?
Tabi diyor, nesi var?
Nesi olcek diyorum, hicbiseyi yok ki bu evlerin. Olanlari da, ikinci el dukkanlarindan almislar. Ben oturmam baskalarinin koltuklarinda, masasinda. Icim almaz benim:(((
Esim kendinden emin, basliyor gozumu boyamaya. "Ama sevgili karim, doktora yapan herkesin evi boyle!!!(kuyruklu yalan, simdi buraya yeni gelenlerin evleri boyle degil). Doktora 3 sene sonra bitecek, giderken esyalari bi yerden bi yere goturmek, yeni esya almaktan daha zor. Napicaz o zaman? (heee, cok beklersin 3 sene sonra, 7 senedir burdayim! doktora, post-doc, simdi de is).
Gel diyor, biz de bakalim "thrift store"a(bit pazari). Iyi diyorum, ikna oluyorum kiz, valla billa! Kocamin agzinin icine bakiyorum ne de olsa! Saftirik asigin biriyim:)Yeni evliyim ya! Gozum acilmamis daha:)Nerelisin?, kocam koylu:)
Ve gidiyoruz bu dukkanlara.
Allahim, o nasil koku, o nasil koku! Burnumun direkleri sizliyor dukkandan iceri girince. Kim bilir kac bin kisinin elinin degdigi esyalar bunlar...O da begenmiyor. Midemiz almiyor, eve geliyoruz.Oh cok sukur diyorum icimden! O da begenmedi:(
Ve sonra, baska bisey ogretiyor bize abiler ! "Yard sale"ler!

Bunlarda efendim, insanlar, evlerinde istemedikleri esyalari, ama kullanilmis, ama kullanilmamis, bahar gelince disari cikariyolar. Kah garajlarinda, kah bahcelerinde, kah evlerinin icinde sergiliyorlar. Sen de gidip, aliyorsun, ucuza. Cok ucuza.Cikiyoruz yard sale yoluna. Bi masa buluyoruz, sandalyesiz. 35 dolar verdigimizi unutmuyorum:) Aaaa, ne ucuz kiiiz diyoruz birbirimize.
Basliyo mu bizde yard sale sevdasi. Ilk bi kac ay, sale sale dolasip, evimize esya almak istiyoruz. Bir turlu koltuk bulamiyoruz icimize sinen:(
Aman diyoruz, hele kredi karti borcumuz bitsin, gelirken ucak bileti aldik ya, esim de yeni okula baslamis. Hele bi kac ay gecsin de, yenisini aliriz, begenemedik bi turlu eskilerinden ya!
Derken, esimin daha once tanisip dost oldugu bir Amerikali aile, bir gun bize geliyorlar.
Ben de o gun, ispanakli borek, mantar corbasi, ve simdi hatirlamadigim bi kac sey yapmisim. Kuruyorum soframizi yere:)
Oh my God diye diye hupletiyolar ne yaptimsa. Olamaz boyle bisey diyolar, ne guzel yemek bunlar. Valla abartmiyorum, aynen boyle diyoalr.
O aksam, bi yerlerine agrilar giriyo yerde oturmaktan, kanimca:) Hic alisik degiller ya!
Ve ertesi hafta, bir arabanin icine doldurduklari koltuklar, ve sehpalarla cikageliyorlar.
2003 senesinde, burda olan bir tayfnunda, bir oteli su basmis. Otel de, koltuklarini satiliga cikartmis. Bunlarin da akillarina biz gelmisiz, hemen almislar.
Allah'im, koltuklari gorunce, ikimizde bayiliyoruz mutluluktan:) Gercekten, hic baktigimiz ikinci el koltuklara benzemiyolar...
ayyyy diyoruz, cok teskkur ediyoruz.
O gece, yatana kadar, koltuklari siliyoruz esimle:)Ben sabah kalkar kalkmaz, salona geliyorum, koltuklarimi izliyorum:) Sehpami bi o yana cekiyorum, bi bu yana:)
Oturmaya kiyamiyorum adeta! Evimiz artik eve benziyo di mi leyn diyorum esime:) O da cok mutlu, mutluyuz!
Havalarda ucuyoruz:)
Oh! Artik koltuklarda oturmaya basladigimizin resmidir!
O koltuklar da, taaaa gectigimiz ekim ayina kadar oturuyoruz! Bir de cekiyosun, iclerinden yataklari filan cikiyor:)
Esim ise baslayinca, ben daha guzellerini aliyorum tabi. Koca nakliye otobuse kapima geliyor da, ben o iki eski koltugun evime girdigi zamanki heyecanin, binde birini bile yasamiyorum! Ve diyorum, esya dedigin nedir ki! Insanin elinin kiri!
Cocuk mu kusmus, gelen misafirin cocugu elini mi silmis, uzerinde mi tepinmis, hic bir onemi yokken, simdi, yeni koltuklarimin bi yerine bisey olacak diye, tir tir titriyorum:)
Ha sorunuz, eski koltuklarima ne mi oldu?
Onlari da, evimdeki diger esyalar gibi, buralarin yerel internet sitesine, satis icin koyuyorum. Fotograflariyla. Hemen biri gelip, ustelik $ 250 verip, gidiyor.
Koltuklarim giderken, agliyorum!
Buralar boyle be dostlar. Insanlar icin, bir cok insan icin, esyaya cok para vermeye degmez! Ikinci ellerini aliyorlar. Altinda en luks arabasi olan da, bizim gibi ogrenci olan da gocunmadan aliyor bu esyalari. Ve isleri bittiginde, tekrar satiyor. Ne ilginc bir kultur degil mi?
Bizim Turkiye de gordugumuz, yetistirildigimiz kulturen ne kadar da farkli!
Turkiye de, paran olsa da, olmasa da, dunya kadar taksidin icine girersin...Evlenecek olanlar, yillarca ertelerler evlenmeyi, sirf bu esya derdinden. Cocuk yapacak olan, hakeza!
Evimize cocuklu birilerini cagirmaya korkariz. Velev ki cagirdik, salonlarimizi degil, daha az luksle dosedigimiz, oturma odalarimizi acariz.
Salonlar zaten temizlikten temizlige acilir degil mi?
Ben bazan salondaki masada ders calisirdim bekarken. Aman Allah etmeye, ablam "silgi kirintisi doluyo masa ortusunun ici, supurulmuyo da bee" diye, yuzume cemkirirdi.
Hani kazara, salon balkonuna gececek olursunuz, hipotenus cizip, teget almamiz gerekirdi.
Hayati zorlastiriyormusuz da , haberimiz yokmus! Haberim yokmus!
Evlendigimizin ilk yili butun sahip oldugumuz esyalar, bir elimizin parmaklarini gecmez:)
Masamiz,
4 sandalye,
kitaplik,
Esimin arkadasindan yadigar, yatak odama koydugum 6 cekmeceli sifonyer
ve bir de, koca bir calisma masasi ile, iki yesil sandalyemiz:)
8 ay sonunda ise, bu harika koltuklar ve sehpalar eklendi aralarina:)

Balkonumuza koydugumuz masa ise, esimin okulunun, artiklarindan:)
Sandalyemiz yok ama. Disarda yemek yiyip cay ictigimiz demlerde, icerden masa takimimizin sandalyelerini, sari sandalyelerini koyuyoruz:) Bin bir itinayla!
Esimin okuldan gelmesini, bu masa etrafinda bekler, arabasini gorunce, yemeklerimizi isitmaya koyulurdum. Bu masa da az mi yemek yedik, cay ictik ! Dili olsa da konussa eski masanin, ah bir konussa!
E o zamanlar, gencim, guzelim, uzerimde yavas yavas yaglar olusmakta:)
Ve arabamiz!"Aldik Ford, olduk Lord:)"
O bizim emektarimizdi. Esimin duldul'u. Onu cok ama cok sevdik. O da, az once bahsettigimiz Amerikali ailenin eski arabasi. Oyle bir araba ki, Turkiyeye bile gitmis, oyle demeyin.
Bu aile asker. Ve vaktiyle Adana'da ki American ussunde gorev yapmislar. Giderken, arabalarini da goturmusler. Ve sonunda, bize yadigar olmustu.
En zor gunlerimizde hep o vardi yanimizda.
Duldul'umuz! Simdi kim bilir hangi coplukte:(
Kim bilir?
Dil okuluna baslamisim...Ingilizce konusmak icin , yirtiniyorum. Ve kafasini gozunu kira kira, ingilzice konusuyorum.
Bilin bakalim kiminle?
Fevkalade
10 yorum:
Fevkalade hosgeldin ! Sizi nasil özledigimi asla tahmin edemzssin! Iki üc gün evvel yine aklima düstün,arik yazmayacaksin sandim,simdi postlarin bitti ve ben diyorumki ;
biraz daha uzun yap su yazilarini lütfen! öptüm cok seni ve bebegini...
Bu arada eskici olayi burdada pek bi meshur ama sanirim Amerika kadar degil,simdilerde insanlar eskiler gibi eski esya almak istemiyor,ama ben oyuncaklari ikinci el aliyorum,eski olan bizde mutfaktaki tahta dolap,yinede alismasi biraz tuhaf oldu tabi,bir arkadasim kizinin yepyeni pantolanlarini teklif ettiginde,durup dinlemis ve hic birsey diyememistim,bana " niye gocunuyorsunki?"! deyiverdi,ne diyecegimi sasirdim,simdi ise benim icin gayet normal...
Sanırım bu postu Allah ben okuyup ağlayayım diye gönderdi bana. Ağustosta ben de New Jersey'e gelicem 1 yıllığına. Bir yandan kıpır kıpırım ama bir yandan havaalanında bagajımı alıp tek başıma uçağa yöneldiğimde dönüp arkamda bıraktığım ailemi sevgilimi görünce neler hissedicem kim bilir. İşimi gücümü bırakıp çıkıyorum bir yola. Böyle samimi yazılarsa biraz güç veriyor. teşekkürler
Ben de evlenerek Ingiltereye geldim, geldigim ev anlattigindan farksizdi :) Burda evi esyali kiralayabiliyorsun ama hepsi ayri telden caliyor :) Birkac hafta sonra ikinci el magazadan kitaplik alip bir guzel silince durup durup kitapligi seyretmistim ben de :) Turkiyede anlatinca insanlarin surati burusuyor hemen ikinci el denildiginde :) Biz de oyuncaklari, bazi esyalari(kiyafet haric) car boot sale`den aliyoruz, alistik :)
Serpil'cim,
Geldim geldim:)
Yazicam artik:)
Eskici olayi bi Turkiyede yok! Neden yok bilmiyorum, halbuki, ihtiyaci olan o kadar insan var ki!
yazik, millet direkt cope atacagina, boyle yerlere verse, ya da kendi satabilse ne iyi bir geri-donusum olurdu!
Melike,
1 yil dedigin hcic bir sey. Hayat senin hayatin, yol senin yolun. Bir yillginina hasrete alisacaksin.
New Jersey de cok fazla Turk var. Belki yardimina kosan birileri olur he, ne dersin?
Adsiz arkadasim,
Ingiltere de burasi gibi demek:)
Nasil oluyrosa, bizim ulkemiz farkli . Farkli ki, ilk basta yadirgiyoruz boyle seyleri.
Ben de ikinci el olmasın diye wallmarttan ucuz bir kanepe aldırdım. O kadar rahatsız edici bir şeydiki, ne oturabiliyorsun ne yatabiliyorsun. 3 buçuk sene sonra eşim ikna oldu ve bizde 2 kanepe ile evimizi eve benzettik. :) Her şey anlattığınız gibi.. Bire bir aynı.. Okurken çok keyıf aldım. Bu yazı hiç bitmesin emi :)
Ne guzel anlatmissin..
Ben geriye donsem evlenirken herseyimi tastamam yapmaya calismazdim..tastamam yapicam diye kalitesiz seyler almistik.icim elvermiyordu cunku nisanlimi zora borca harca sokmaya..oysaki yavas yavas evlendikten snra tamamlasak olma mydi?borcumz bittkce kaliteli yeni esyalar alsak..?
Fevkalade bir yazi olmus, buralarda bizim hayatimizi cok guzel canlandirmissiniz. :) ben seviyorum boyel olmasni, esyaar, bakimli, havali eve hizmet etmiyoruz, o bize hizmet ediyor, di mi ama?
Yorum Gönder